Sayfalar

29 Ocak 2016 Cuma

BURMA GÜNLERİ

SÖMÜRGECİLİĞİN ACIMASIZ YÜZÜ

Bir önceki yazımda George Orwell'in Paris ve Londra'da beş parasız adlı kitabından bahsetmiştim. Bu yazımda da yine George Orwell'den devam etmek istiyorum. Bu sefer elimizdeki eserin adı Burma Günleri. Aranızda Orwell'i sevenler, takip edenler varsa çok iyi bilirler ki yazarın klasikler arasında yer alabilecek düzeyde iki önemli eseri vardır; 1984 ve Hayvan Çiftliği. Bizim bahsedeceğimiz Burma günleri ise daha az bilinen kitaplarından. 

Burma Günleri


George Orwell Hindistan’da doğmuş ve uzun süre de ülkesinden ayrı yaşamış bir ingiliz. Bir ara İngiltere’ye dönse de sonrasında tekrar Hindistan’a gelip imparatorluk polisi olarak görev yapmış. Yani aslında kitapta yazdığı şeyleri bizzat yaşamış, gözlemlemiş. Sonuç olarak ortaya doğu kültürüyle süslenmiş, ingiliz sömürgeciliğini yerden yere vuran harika bir eser çıkmış. Hatta yazar bu kitabıyla İngiltere’yi bayağı bir sinirlendirmiş. Kitap, çıktıktan 1 yıl sonra İngiltere’de ve Hindistan’da yasaklanmış.

Yazarımız George Orwell

Flory, Burma’daki ingilizler içerisinde en aklı başında olan karakter. İşte yazar bizimle başkahramanımız Flory üzerinden konuşuyor. Flory bir ingiliz, ancak ingilizlerin burmada bulunmalarını “hırsızlık” olarak nitelendiriyor. Bu düşüncelerini yerli halktan yakın arkadaşı Dr. Veraswami ile yaptıkları uzun sohbetler esnasında da sık sık dile getiriyor. Ancak ilginç olan şu ki Flory ingiliz olmasına rağmen sömürgeciliği sert bir şekilde eleştirirken arkadaşı Dr. Veraswami’nin bunun tam tersi şekilde düşünüyor olması. Ona göre yerliler, ingilizlerin kendilerine hayvan gibi davranmalarını hak ediyorlar, yerliler kendi devletlerini yönetecek akla ve yeteneğe sahip değiller bu nedenle ingilizlerin onları sömürmeleri şart. Yani sömürgecilik bu sevimli yerlinin iliklerine kadar işlemiş durumda. Bir yandan da devlet kademelerinde yükselmek isteyen, gözünü hırs bürümüş U Po Kyin’in “ölümlü dünyada bu kadarına ne gerek var” dedirtecek entrikalarını zevkle okuyoruz. Kısacası bu kitapta aşktan tutun da kıskançlığa, nefrete kadar bütün duyguları yaşıyoruz. 


Benim bu kitabı burada bahsetmemin asıl nedeni ise Burma’nın harika bir dille tasvir edilmiş olması. Öyle güzel anlatmış ki Orwell, okurken Burma’nın o boğucu iklimini yaşayacak, jungle’larında gezineceksiniz. Orada yıllarca yaşamış olan birinin kaleminden Burma’yı okurken zevk alacaksınız. Hatta bu kitap bittiğinde belki de kendinizi yeni bir seyahate hazırlanırken bulursunuz kim bilir??

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder