Sayfalar

1 Ekim 2015 Perşembe

LOS ANGELES GEZİ REHBERİ

MELEKLER ŞEHRİ


Evet gelelim LA’nın gezilecek yerlerine. Yapılacak şeyler o kadar fazla ki.. Bir kaç gün bu şehre kesinlikle yetmiyor. Şehri hissedebilmeniz için biraz daha uzun kalmak gerek. Ama LA’e her gidenin mutlaka yapması gereken şeyler var tabii. Şimdi onlardan biraz bahsedelim. (Bu arada Universal Studios ve Disneyland'ı ayrı bir yazıda anlattığımı belirtmek isterim)

SANTA MONİCA: LA’e gelir gelmez ilk uğradığımız yer amerikan filmlerinden de bol bol gördüğümüz ünlü Santa Monica. LA’de gün batımını izleyebileceğiniz bir çok sahil var, bunlardan biri de Santa Monica. Biz de bu muhteşem gün batımı görüntüsüne yetişiyoruz. Santa Monica'da üzerinde roller coaster’dan tutun da dönme dolabına kadar bir çok eğlenceli aktivasyonunun bulunduğu bir iskele var. Yine bu iskelede Forest Gump’tan hatırlayacağımız Bubba Gump gibi bir çok cafe restoran ve hediyelik eşya alabileceğiniz bir çok dükkan da bulunuyor. 

Bir başka olur Santa Monica'da gün batımı

Santa Monica özellikle de akşam üstü saatlerinde çok kalabalık oluyor

Santa Monica

Santa Monica zaten çok kalabalık bir yer. Hele bir de hafta sonu gittiyseniz yoğunluğu siz düşünün artık. Bu nedenle Bubba Gump gibi restoranlarda yemek yeme planınız varsa buraya gelir gelmez hemen rezervasyon yaptırmayı unutmayın, yoksa yer bulamayabilirsiniz. 

Santa Monica Pier’in ortasında, fotoğraf çektirmek için kısa bir süre sıra beklediğimiz Route 66 yazısı bulunuyor. Route 66 eskiden Chicago’dan Santa Monica’ya kadar dümdüz giden yolun adıymış. Sonrasında bu yol tarih olmuş ama adı hala Santa Monica Pier’de yaşıyor. 


Santa Monica’da 3. caddenin bittiği yerde Santa Monica Place AVM’nin park yerine arabanızı 3 saat boyunca ücretsiz park edebilirsiniz. 3 saat bedava olduğunu farkedince kaçırmadık tabii hemen park ettik. AVM’ye kadar gelmişken hiç gezmeden olur mu? Kısa bir tur attık tabii ama öyle ucuz mağazalar bulamadık. Sadece üst kattaki Disney mağazasında indirimli bir kaç şey bulup kızımıza aldık o kadar. Bu kısa turun ardından kendimizi LA’nın ünlü caddelerinden olan Promenade Street’e (3. Cadde) attık. 

Santa Monica Place

PROMENADE STREET: Buraya gelmeden okuduğum yazılarda Promenade’nin bizim İstiklal Caddesine benzediği yazıyordu. Çok fazla İstiklal’e benzetemesem de Promenade araç trafiğine kapalı, sağlı sollu mağazalar ve cafelere ev sahipliği yapan güzel, şık bir cadde. Burada her yerde olduğu gibi içi tıklım tıklım olan kocaman bir Apple Store da bulunuyor. İlginç olan şey ise şuydu, akşam saat 21 gibi Promenade’de olmamıza rağmen caddedeki bir çok mekan kapanmıştı. Dolaşan pek kimse de yoktu sanki. LA seyahatimden anladım ki Los Angeleslılar akşamları ya evlerindeler ya da çok şık mekanlarda, gece klüplerindeler. En turistik yerlerinde bile akşam 21’den sonra pek kimseyi dışarıda göremiyorsunuz. 

Promenade Street

Promenade Street'te kocaman bir Apple Store var

Promenade'de sokak dansçıları

VENİCE BEACH: LA’da birbirinden güzel bir çok beach bulunuyor. Bunlardan biri de bizim otelimizin bulunduğu Venice Beach. Sahil boyunca spor yapan insanları, sörfçüleri, birbiri ardına dizilmiş çeşitli el işi ürünlerinin bulunduğu tezgahları görebilirsiniz. Yalnız önceki yazımda da bahsettiğim gibi akşamları pek tekin olmuyor, dikkat etmek gerekiyor. 

Venice Beach

BEVERLY HILLS- RODEO DRIVE: Evet, şimdi sırada hayatımızda kendimizi daha önce hiç hissetmediğimiz kadar ezik hissettiğimiz Beverly Hills’e. O nasıl bir yerdir öyle. O nasıl bir lükstür, nasıl bir yaşantıdır, nasıl bir dünyadır. Acaba gerçek mi bunlar diye sorgulayacağınız kadar güzel evler sağlı sollu yerleşmiş durumda. Burada bir çok ünlünün evi bulunuyor. Hatta ünlülerin evlerini gösteren turlar bile düzenleniyor.Biz tura katılmak yerine kendi arabamızla kısa bir tur attık. Yine Beverly Hills’te birbirinden ünlü markaların mağazaları bulunuyor. Öyle ki bu mağazalardan bizim Terminatör Arnold, Rambo Sylvester, Bill Clinton falan alışveriş yapıyor. Tabii müşterilerinin bu kadar ünlü olduğu mağazalara öyle istediğiniz gibi girip gezemiyorsunuz, önceden randevu almanız gerekiyor. Ünlü Rodeo Drive da burada bulunuyor.

Beverly Hills'i gezdik ama çok ezildik yaaa :((

Beverly Hills boyunca bol bol bu arabalardan göreceksiniz

Biz de hazır önümüzde böyle bir güzellik bulmuşken bol bol fotoğrafladık

Rodeo Drive


Rodeo Drive'da birbirinden ünlü mağazalar arasında oturup dinlenelim dedik


Beverly Hills

HOLLYWOOD: LA’nın kendisinden daha meşhur olan bir yeri varsa o da şüphesiz ki Hollywood. Burası sinemanın kalbi. İyi kötü sinemaya ilgisi olan herkesin görmek istediği, merak ettiği bir yer. Ben de sinemaya ilgi duyan, her yıl Oscar törenlerindeki canlı yayınları izleyip orada ben de olmalıydım diyen biri olarak LA’ya gider gitmez Hollywood’a gidenlerdenim. Burada bulunmaktan mutluluk duymakla birlikte itiraf etmeliyim ki biraz hayal kırıklığı da yaşadım. Gördükleriniz kocaman bir cadde, etrafında hiç bir özelliği olmayan basit hediyelikçiler ve kuru bir kalabalıktan ibaret. Hollywood denince insanın gözünün önüne farklı manzaralar geliyor sonuçta. Ama dediğim gibi sonuçta sinemanın kalbi Hollywooddasınız ve burada çok havalı fotoğraflar çekinebilirsiniz.

Hollywood denince aklınıza ışıltılı, şık bir ortam gelmesin. Genel görünüm olarak biraz hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz.

Yine de dediğim gibi burada olmak çok güzeldi. Görmeniz gereken yerlerden biri yıllarca Oscar törenlerine ev sahipliği yapan meşhur Kodak Theatre(yani yeni adıyla Dolby Theatre). Burası 3400 kişi kapasiteli büyük bir salon. Oscar törenleri dışında çeşitli müzikallere ve konserlere de ev sahipliği yapıyor. Tiyatronun içine girdiğinizde etrafta yıllara göre en iyi film Oscar alan filmlerin isimleri yazıyor. Gelmişken burası görülmeli bence. 

Dolby Theatrenin önünde her an bir film kahramanı ile karşılaşabilirsiniz

Sıra meşhur yıldızlı caddede yani Walk of Frame’de. Yol boyuca yaklaşık 2500 ünlünün ismi yer alıyor. Hatta bir çoğunun üzerine fark etmeden basıp geçiyorsunuz. Burada tek ayrıcalık Muhammed Ali’ye tanınmış. Peygamberimizin ismini taşıması sebebiyle ismi yerde değil duvarda asılı. Yol boyunca sevdikleri ünlülerin yıldızlarıyla fotoğraf çektirmek için sıraya girmiş bir çok insan göreceksiniz. 

Walk of Frame

Bazı ünlü isimler için fotoğraf sırası beklemek zorunda kalabilirsiniz


Walk of Frame'de Muhammed Ali'nin yıldızı diğerlerinden farklı olarak yerde değil de duvarda asılı

Dolby Theatre’nin hemen yanında benim Hollywood’da en sevdiğim yer olan Grauman Çin Tiyatrosu bulunuyor. Burayı asla görmeden geçmemelisiniz çünkü buranın önünde yine dünyaca ünlü yıldızların el ve ayak izleri bulunuyor. Tabii yine burası da hayran istilasına uğramış vaziyette. Kalabalıkta sevdiğiniz artistlerin el ve ayak izlerini bulup fotoğraf sırasına girmek çok eğlenceli gerçekten. 

Çin Tiyatrosu

O kalabalıkta azmettim aradım buldum Robertimi :)))

Çin Tiyatrosunun hemen yanında Madame Tussauds Hollywood var


STAPLES CENTER: Yaklaşık 20.000 kapasiteli bir salon. Los Angeles Lakers ve Los Angeles Clippers NBA maçlarını burada yapıyor. Parke zemininin altında bulunan buz pisti sayesinde sadece basket maçlarına değil buz hokeyi maçlarına da ev sahipliği yapıyor. Gerçekten de devasa bir yer. Ayrıca giriş kısmında takımların lisanslı ürünlerinin satıldığı bir mağaza var. Biz gittiğimizde indirimdeydi ve birbirinden güzel lisanslı ürünleri çok ucuza aldık. Zamanınız varsa uğrayın.

Staples Center

GRIFFITH OBERVATORY: Griffith Gözlemevi LA’i en iyi izleyeceğiniz yerlerden biri. Sadece LA’yı değil ünlü Hollywood yazısını da en iyi fotoğraflayabileceğiniz yerlerden biri. Yine eğer uzaya merakınız varsa burası tam size göre. 3 boyutlu gösterimlerle uzaya ilginç bir yolculuk yapabilirsiniz, kocaman teleskoplarla gökyüzünü keşfedebilirsiniz. Yine Griffith’in çeşitli noktalarına yerleştirilmiş dürbünlerle LA’i daha yakından gözlemleyebilirsiniz. Eğer fırsatınız varsa burayı bir de gece LA'yı ışıl ışılken ziyaret etmelisiniz. 

Griffith Observatory'i amerikan filmlerinde bolca görmüşsünüzdür


Fotoğrafta çok iyi çıkmasa da Hollywood yazısını en iyi görebileceğiniz yerlerden biri Griffith Observatory


Griffith Observatory


Griffith'ten LA'nın görüntüsü bir harika


CITADEL OUTLET:  LA’ya her iki gidişimde de uğradığım outlet. San Francisco’da da New York’ta da farklı outletlere gittik ama hiç biri Citadel’in tadını veremedi. Zaten yurt dışında en sevdiğim şeylerden biri açık hava outletleri. Açık havada dükkan dükkan gezerken AVM’lerin o yorucu ışıkları ve gürültüsü olmadığından yorulmuyorsunuz. Citadel’de bir sürü markanın mağazası bulunuyor ve gerçekten de fiyatlar çok uygun. Özellikle Adidas ve Nike’a uğramadan gelmeyin derim. Adidas’ta yaklaşık 1 saat falan kasa kuyruğu beklemek zorunda kalabilirsiniz ama inanın buna değer. Bu kadar ucuz Adidas ürünlerini başka yerde bulamazsınız, iyi değerlendirin. 

Citadel Outlet

ABD’de alış veriş yaparken bir iki konuda dikkatli olmak lazım;
  1. ABD’de kupon sistemi çok fazla kullanılıyor. Aldığınız her hangi bir broşürde, her hangi bir derginin arka sayfasında, her hangi bir AVM’nin girişinde elinize tutuşturulan tanıtımlarda indirim kuponları bulunabilir. Hatta New York’taki Jersey Garden’ da olduğu gibi danışmada pasaport göstererek turistlere özel kupon kitapçıklarından alabilirsiniz. Kupon meselesi önemli, dikkatli olun.
  2. ABD’nin indirim sistemi de ilginç. Bütün bir seyahat boyunca elimizde hesap makinesiyle gezdik resmen. İndirimleri çok ilginç oluyor. Bence beğendiğiniz ürünleri ayırın, ya bir görevliye fiyatını tekrar sorun ya da kasada fiyatını öğrenip alıp almayacağınıza karar verin. Çünkü ciddi ciddi hesap kitap yapmanız gerekiyor. Örneğin mağazada kırmızı ürünlerde %50 indirim var, öğlen saati olduğu için üstüne %25 özel indirim geliyor, bir de kuponunuz var diyelim %10-15 de öyle geliyor. Yani hesapla hesapla bitmiyor. Kısacası beğendiğiniz ürün pahalı diye bırakmayın hemen bazen ekstra indirimlerle çok ucuza gelebiliyor. Son fiyatı kasada hesaplatın.
TACOBELL: Çok özellikli bir yer değil ama aklıma gelmişken paylaşmak istedim. Taco Bell meksika usulü fastfood zinciri. ABD’de bulunduğunuz süre içinde TV’de bol bol reklamlarını göreceksiniz. Biz de reklamlardan görüp de bir deneyelim dedik. Çok da memnun kaldık açıkçası. Çünkü hem bizim damak tadımıza uygun çok güzel lezzetler var hem çok ucuz hem de ABD’de bir çok yerde karşınıza çıkıyor. Az para verip lezzetli bir şeyler yemek istiyorsanız deneyebilirsiniz.

Taco Bell

Sonuç olarak LA kocaman bir derya. Öyle bir iki gün kalmakla bitecek bir şehir değil. Ama bahsettiklerimiz LA’ya giden bir turistin ilk yapması gereken şeyler, LA denince ilk akla gelen şeyler. Umarım faydalı olmuştur.

Diğer LA yazıları için;

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder